DİĞER TÜRK DEVLETLERİ VE TOPLULUKLARI

NOT:
(AsYa HuN dEVLeTi, AvrUpA hUn DevLEtİ GöKtÜRK(KöK TüRk) dEVlEtİ Ve UyGuR dEvLeTİ, OrTa AsYaDa KuRuLAn tÜRk DevLetLEriNDe AçIkLAnMıŞtIr.)


***DİĞER TÜRK DEVLETLERİ VE TOPLULUKLARI***

1-AvArlaR
Avar kağanlığı bugünkü Macaristan, Slovakya, Hırvatistan, Romanya ve Sırbistan topraklarında 562-823 yılları arasında hüküm süren devlet. Devlet Avar Kağanı Bayan tarafından kurulmuştur.

Kuruluşu ve Savaşlar

562 yılında Avarların başına geçen I. Bayan oldukça kabiliyetli bir yönetici ve savaşçıdır. Onun yönetiminde Avarlar, Bizans, Lombardlar ve birçok Slav ve Türk kabilelerle müttefik olmuştur. Padova'ya üs kuran Avarlar buradan Bizans, Frank ve Slav topraklarına saldırılar düzenlemişlerdir. Bu dönemde Avarlar batıda Thurungia'ya ve İtalya kapılarına kadar dayanmışlardır. Güneyde ise Pannonia, Dacis, İlirya ve Dalmaçya'da hakimiyet kurarak Konstantinopolis'e yaklaşmışlardır. Karpat Havzası'nın tamamına hakim olan Avarlar, 582 yılında Sirmium'u (Sremska Mitrovica), 584 yılında Singidunum'u (Belgrad) ve 586 yılında Selanik'i fethetmişlerdir. Slav kabileleri kendilerine sürekli saldıran ve mağlup eden Avarlara karşı birleşerek 623 yılında ayaklanmışlardır. Avarları ve Frankları hedef alan Slav saldırıları başarılı olmuş ve Sırbistan'daki topraklar geri alınmıştır.

626 yılındaki Konstantinopolis Kuşatması

Avarlar, 626 yılında uzun süren Sasani-Bizans savaşlarına Sasaniler tarafında müdahil olmuşlar ve Slav kabileleriyle beraber Konstantinopolis'e saldırmışlar şehri kuşatmışlardır. Sasani Ordusu ise eşzamanlı olarak şehrin Asya'da kalan bölgesine saldırmıştır. Avarlar deniz kuvveti olmadan saldırıya geçmiş ve Sasani ordularıyla birleşemeyerek tek başlarına saldırmıştır. Bu nedenle çok iyi savunulan şehri alamayarak geri dönmek zorunda kalmışlardır. Bizanslılar, Slav donanmasını ise Yunan Ateşi'ni kullanarak yakmış ve birliklerin birleşmesine engel olmuştur. Slav orduları da tek başlarına saldırıya geçtikleri için başarısız olmuştur. Avar hükümdarı, başarısız kuşatmadan Slav kabilelerini sorumlu tutmuştur. Konstantinopolis kuşatmaları, Avar Kağanlığı'nın en büyük askeri başarılarından biri olmuştur.[3] Orta Çağ kaynaklarında yazılan kuşatmaya katılanların anlattıklarında Ruslara benzeyen İskitlerden söz edilmektedir.

Avarların Konstantinopolis önlerinde başarısız olmasının ardından kağanlık bünyesinden Bulgarlar ayrılmıştır. 632 yılında Kutrugi, Utigu ve Onogur kabilelerini birleştiren Kubrat Kağan, Bular Kağanlığı'nı kurmuştur. Bulgarlar, Kuzey Karadeniz kıyılarıyla aşağı Tuna boylarında hakim olmuşlardır. 640 yılında ise Hırvatlar, Avarlardan ayrılmıştır. Bu dönemde sürekli devam eden kabileler arası savaşlar savaşan tüm tarafların güç kaybetmesine yol açmış hem Avarlar hem de Slav kabileleri güçsüz düşmüştür. Avarlar, Bulgarlar, Franklar ve Slavlar ile olan mücadeleleri sonucu olarak Macar Ovası ve Dalmaçya kıyılarını da kaybetmiştir. 670 yıllarda Bizans ile savaşların bitmiş, iki imparatorluk arasına Bulgarlar yerleşmiştir. Kubrata'nın oğlu Altsek, Avar Kağanlığı'nın tahtını ele geçirmek için savaşmış, başarısız olunca da Bulgar kabileleriyle Avarlardan ayrılmıştır. Avarların tarihi hakkında 7. yüzyıl sonu ile 8. yüzyıl sonu arasındaki döneme dair bilgi bulunmamaktadır. Bu döneme ait tek bilgi kaynağı arkeoloji bilimidir. Bu dönemde Avarlarda göçebe hayattan yerleşik hayata geçiş gözlemlenmektedir. Avarlar, artık tarım ve hayvancılıkla ilgilenmeye başlamışlardır.

Yıkılışı

9. yüzyılda Avarlar özellikle Franklar için en tehlikeli düşman sayılmaktadır. Bu yüzden öncelikle Avarlarla dostane ilişkiler içinde olmaya çabalamışlardır. Franklarla Avarlar arasında elçiler görevlendirilmiş, 780 yılında Avar elçisi Frank topraklarına gitmiş, Frank elçisi de Kağanlığa gelmiştir. 788 yılında Frank kralı Şarlman'a Bavaria dükü III. Tassilonu, Avarlara yardım çağrısı yaparak onlarla Franklara karşı anlaşma imzalamıştır. Aynı yıl Avalar Bavyera'ya girmiş ve Kuzey İtalya'yı işgal etmiştir. Böylece Franklar ile Avarlar arasındaki uzun sürecek bir savaş başlamıştır. Bavaria'yı Frank ülkesinin bir parçası sayan Frank kralı Şarlman, Avarlara karşı cezalandırma seferine çıkmayı planlamıştır.

Avar Kağanlığı'nın son dönemleri.

791 yılında Slovenlerin, Hırvatların da dahil olduğu Frank ordusu, Avarlara karşı büyük bir saldırı düzenlemiştir. Prens Pipin, İtalya'daki ordusuyla saldırıya geçmiş Avarlara ait kaleleri almıştır. Şarlman komutasındaki asıl Frank ordusu ise Tuna boyunca ilerler. Regensburg'da gerçekleşen savaşta Franklar galip gelmiştir ancak Frank Ordusundaki Saksonlar Avarlara destek olunca durum değişmiştir. Avarlar artık dağılmaya başlayan devletlerini birarada tutmaya çalışmaktadır.

Avarlar içinde çıkan iç savaş sonucu Yugur kendisini kağan ilan etmiştir. 795 yılında ise Hristiyanlığı kabul ederek himayelerine girmek için Franklara elçiler göndermiştir. 796 yılında ise bizzat kendisi Şarlman'ın huzuruna giderek bağlılığını bildirmiştir. Prens Pipin komutasındaki Franklar aynı yıl Avar topraklarına saldırmışlardır. Avarların Transilvanya'daki merkezi ele geçirilmiştir. Artık Avarların siyasi bağımsızlığından bahsedilemeyecek dönemlere girilmektedir. Avarların yüzyıllar boyunca biriktirdiği muazzam zenginlikler yağmalanmaya başlamıştır. Düşmanları olan Avarları kötü durumda yakalayan Bulgarlar da durumdan faydalanmak istemişlerdir. Bütün zorluklara rağmen Avarlar yenilgiyi kabul etmemiştir. Hatta Avar soylularının büyük bir kısmı ölmüştür. 797 yılında Avarlar başarılı şekilde ayaklanmışlar, ancak büyük bir sefer sonucu Franklar isyanı bastırmışlardır. 797 yılında Avar soyluları Frank kralı Şarlman'a bağlılık yemini etmek zorunda kalsa da 799 ve 802 yıllarında Avarlar yeniden ayaklanmıştır. Bu sırada Avar topraklarında Hristiyanlık yayılmaya başlamıştır. 803-804 yıllarında Bulgarların kağanı Krum, Tuna bölgesindeki tüm Avar topraklarını ele geçirmiştir. Bulgar egemenliğindeki Avarlar ise hızla asimile edilmiştir. Avarlara ait son bilgi 823 yıllında Frank sarayında Franklara bağlılığını bildiren Avar elçilerine aittir. Buna rağmen, bulgulara göre Avarlar 10. yüzyıla kadar varlıklarını sürdürebilmişlerdir.[4]

YÖNETİM BİÇİMİ MONARŞİDİR.

ORDU

Avarlarda devlet örgütlenmesi tümüyle askeri temellere dayanıyordu. Ordudaki her askerin silahları ve cüppeleri vardır. Avar Kağanlığı çok uluslu bir devlet olduğu için orduda Avarlar ile birlikte Cermenler, Slavlar ve Bizanslılar da vardır. Avarlar kendilerine bağladıkları kavimleri sınır bölgelerine yerleştiriyorlardı. Avar ordusu atlı ve yaya birliklerinden oluşuyordu. Atlı birlikleri Avarlardan, yaya birlikleri ise Avarlara bağlı Slavlar, Germenler gibi Avrupalı kavimlerden kurulmuştu.

Yöneticileri [değiştir]
  • Bayan Kağan (562-602)
  • II. Bayan (602-617)
  • Onogunduri (617-630)
  • Surakat (729/730)
  • Yugurus (791-795)
  • I. Tudun (795-803)
  • Zodan (803 - 805)
  • Thedorus (805 - ?)
  • Abraham (? - ?)
  • Tudun II (- 835)

Avar Kağanlığı

562 – 803

Flag of

1969 TRT Türk Tarihi Takvimine göre "Avar İmparatorluğu"nun bayrağı

Location of
Başkent Dunapentele yakınları
Resmi dili Avarca
Dini Göktanrı Dini
Yönetim Monarşi
Kağan[1] Bagan Kağan
Tarih
 - Kuruluş tarihi 562
 - Yıkılış tarihi 803



BULGARLAR

Bulgarlar (
Bulgarca: ?±Ñ??»?³?°Ñ??¸ veya BÇ?lgari), Bulgaristan'ın nüfusunun çoğunluğunu oluşturan güney Slav halkıdır. Bulgaristan'ın toplam 7,8 milyon nüfusunun % 83,5'i Bulgarlardan oluşur.

Dil [değiştir]

Bulgarlar Güney Slav dillerine mensub olan Bulgarca'yı konuşurlar. Bu dilin eski Protobulgar dili (Türk dillerinin Ogur grubuna ait) ile bir akrabalığı yoktur, ama içinde bu eski Türk dilinden birkaç kelimeler bulmak mümkündür.

Bir slav dilinin ilk kez Bulgaristan'da yazıya alınması, ve bu yazının (kiril alfabesi) tüm slav halkları arasında yayılması Bulgarca'ya slav dilleri arasında önemli bir yer vermektedir.

Bulgarlar
??Ñ??»?³?°Ñ??¸
BÇ?lgariToplam Nüfus

13 miliyondan fazla (tahmin)


Dil(ler)Din(ler)
Bulgarca
Ortodoks, Ateizm,
İslam (Pomaklar), Katolik, Protestan


HAZARLAR

Hazar Kağanlığı, 5 ve 10. yüzyıllar arasında Karadeniz'in Kuzey kıyıları, Kiev'e kadarki bugünkü Ukrayna toprakları, Hazar Denizi'nin Kuzey ve Kuzeybatısını kaplayan geniş topraklarda hüküm sürmüş olan Türk devleti. Hazar Kağanları Batı Göktürk'ün Asena sülalesindendir.[1] Bizans kaynaklarında Hazarlar, "Doğu Türkiye" olarak geçmektedir ve Bizanslılar Hazar hanedanına Türk hanı olarak hitap etmektedir.[2]

İslamiyet'ten önce Türklerin tamamına yakını Tengrici olmasına rağmen Hazar Kağanı ve yönetim kademesindeki Türklerin çoğu, 740'lı yıllarda Museviliği benimsemiştir.[3] Bu din değiştirmenin şartları ve boyutu net olarak bilinmese de Avrasya tarihi açısından önemli olan bu bilginin doğruluğu su götürmezdir.[3] Birkaç akademisyen, Yahudileşmiş Hazarların birçok Doğu Avrupa ve Rus Yahudisinin ataları olduğunu düşünmektedir.[3] Tüm bunların yanısıra Hazarlar dini toleransın yaygın olduğu ve Paganizmin serbestçe yayıldığı bir toplumdu.[3]

Sabir Türkleri'nin ve Batı Göktürk boylarının devamı olan Hazarlar, Göktürk birliği döneminde Göktürklerin Batı kanadını oluşturmaktaydı. Göktürklerin yıkılmasından sonra bağımsızlaştı. 7. yy ile 10. yy arasında Hazar denizi ile Karadenizin kuzeyinde egemenlik kurdular.

Hazarlar, daha çok Halife Osman'ın başında bulunduğu İslam Devleti ve Sasanilerle savaştılar. Kağanlık doğudan gelen Peçenekler sebebiyle zayıfladı ve Kiev Knezliği tarafından yıkıldı.


 


Yayılma alanı 

Kağanlığın yayıldığı alan Batı Köktürk İmpartorluğu'nun batıda en uçta kalan noktalarıydı: Kırım, Kafkasya, Dinyeper, Don ve Volga arası, Hazar Denizi çevresi.

Musevî, Bizans ve Arap kaynaklarına göre, Hazar ülkesinde yaşayan halkın büyük çoğunluğunun Onogur, Hazar, (Ön-) Bulgar, Sabir ve Peçenek gibi Türk boyları olduğu bilinmektedir.

Din 

Hazarların dini çok tartışmalı bir konudur. Yakın zamanlara kadar sadece yönetim kademesinin ve soyluların Museviliği benimsediği inancı hakimdi. Ancak son dönemlerde yapılan kazılar, ölü gömme geleneklerinin değişmesinden, Museviliğin Hazarlarda sanıldığından çok daha yaygın bir din olduğu inancının yerleşmesine katkıda bulunmuştur.

Hazar Kağanlığı halkının bir kısmı Bizans'ın etkisiyle hristiyanlığı, bir kısmı güneydeki İslam ülkelerin etkisiyle müslümanlık ve museviliği benimsediler.

Bulan Kağan zamanında museviliği benimseyen Hazarların bir kısmı Gorgios Kağan zamanında hristiyanlığı benimsediler. Bizans ile sıkı ilişkiler geliştiren Hazarlar karşılıklı kız vermelerle Bizans sarayıyla akrabalık bağları kurdular. Arapların Kafkasya'da ilerlemelerini engelleyerek hristiyanlığın kuzeyden çevrilmesini engellediler.

Hazarlar bunların haricinde Slav'ların farklı dinleri de dahil birçok dini bünyelerinde barındırdılar.

Siyasi tarih 
Döneminin en etkili devletlerinden biri olduğu Dünya ölçeğinden bakışta görülmekte

Hazarlar bağımsızlaştığında en yakın müttefiki Bizanstı. Bizans ile siyasi ve askeri ilişkiler geliştirildi. Sasani-Bizans mücadelesinde Bizansın yanında yer alan Hazar Kağanlığı, Bizans kayıtlarına göre 629'da Tiflis'i aldılar. Bu sebeple Sasanilerin Kafkasya'daki nüfuzu yok oldu.

Resmen ortaya çıkışları 626-627 yılları, yani Bassileus Herakleios’un onlardan Sasani İran’a saldırıya geçmek için yardımcı kuvvet olarak 40 bin kişilik bir süvari birliği istemesi dolayısıyladır. Ve gerçekten Bizans İmparatorluğu ile bazı Hazar önderlerinin Tiflis surları altındaki görüşmesini anlatan metin Hazarlar’ın tarihleri için güzel bir başlangıç olmaktadır.

630 yılında tamamen bağımsızlaşan Hazar Kağanlığı döenminde, Hazar-Bizans hükümdar aileleri arasında evlenme dönemi başladı. II. Justinianos Hazar prensesiylle evlendi. Bizans Imparatoru III. Leo 733 yılında oğlu Konstantin'i Hazar Kağanının kızıyla evlendirdi.Ondan önce Bizans Imparatoru Herakleios 7yy. Hazarlar ile bir savunma antlaşmasını gerçekleştirdi.

665 yılında Bulgarlarının kurduğu Büyük Bulgarya Hanlığı'nin yıkılmasıyla Dinyesper'e kadar olan topraklar Hazarlara katıldı. Bu tarihte Sasanileri yıkan müslüman Araplar, Halife Osman ve Emeviler döneminde Hazarlarla şiddetli savaş verdiler. Bazı dönemlerde Araplar Kafkas içlerine kadar geldiler. Ancak Abbasiler döneminde geri çekildiler.

7. ve 9. yüzyıllar arasında güçlü ordusuyla ve Bizansla iyi münasebetleri nedeniyle bu dönem bölge için "Hazar Barış Çağı" olarak adlandırılır. Çünkü bölgede ticari hayat ve ekonomi gelişmiş, dini hoşgörü ön plana çıkmış ve halkın refahı yükseklere ulaşmıştı. Bu dönemde ticaret ilişkisiyle ülkede musevilik yayıldı. Bizans ilişkisiyle hristiyanlık, abbasilerle de müslümanlık halk arasında yayıldı. Dini hoşgörü ön plana çıkarıldı.

7.-10. yüzyıllarda kuvvetli teşkilatı, canlı ticarî faaliyeti, dinî hoşgörüsü ve iktisadî refahı ile Kafkaslar ve Karadeniz'in kuzey düzlüklerinde îtil (Volga)'den Özü(Dnyeper)'ye, Çolman(Kama)'a ve Kiyefe uzanan sahada siyasî istikrar sağlayan Hazar hakanlığı Doğu Avrupa tarihinde büyük rol oynamış en önemli Türk devleti olarak görülmektedir. Hakanlığa ad veren Hazarların yukarıda gördüğümüz tarihî seyir dolayısiyle, Sabar Türklerinin devamı oldukları îslam yazarı el-Mes'üdî (10. yüzyıl)'nin bir kaydı ile de kuvvet kazanmıştır.

Kafkaslarda zenginleşen Hazar Kağanlığı, Büyük Bulgarya Hanlığı'nı yıkarak ortaya çıkan Rus Kiev Knezliğini de ticaret yoluyla kalkındırdı. Macarların Orta Avrupa'ya göçmesinde Hazarların etkisi vardır. Zira Macarlar'a Üç Hazar boyu (Kavarlar) katılmıştı. Öte yandan, Bulgarların parçalanmasında da Hazarlar'ın etkisi vardır.

Hazar ordusunda ücretli askerliğin yaygın hale gelmesi ve itaatin gittikçe azalması orduyu güçsüzleştirdi. Bu durumdan yararlanan Rus Kiev Knezi başkent İtil ve Kafkasya'ya akın düzenledi ve Hazarları yok etti.Ruslar Hazarlara saldırırken bunu fırsat bilen Bizansda saldırır(1016)

Daha sonraları Hazar boyları doğudan gelen Peçeneklere karıştılar. Öte yandan Museviliğin Doğu Avrupaya yayılmasında Hazarlar'ın etkisi olduğu söylenir.

Ayrıca bknz. Rus Kağanlığı; [, Rurik Hanedanlığı  ve Kiev Knezliği.

Hazarların yıkılmasından sonra Yahudi Hazarların Kiev'e, İspanya'ya, Bizans'a ve Irak taraflarına gittiği düşünülüyor. Birçoğunun da Macarlara katıldığı biliniyor. Polonya, Orta Avrupa ve Kırımdaki Yahudilerin Hazarlardan giden Yahudiler olduğu tahmin edilmektedir.

Gittikçe küçülen Hazar Hanlığı'nın Hazar denizi kıyısında bir süre devam ettiği tahmin edilmekte ve diğer boyların doğudan gelen Peçenek ve Kıpçaklara karıştığı düşünülmektedir.

Hazar Kağanları 
Hazar şehri kalıntıları
Bir Hazar askeri savaş esiriyle birlikte
Hazarların zayıflaması
Hazarların sonu
Türk tarihi


Hazarların başında bulunan kişiye "Kağan", komutana ise "Kağan Beg" denmekteydi.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !